20 Ekim 2013 Pazar

YARARLI KİTAPLAR: KISA FİLM ÇEKMEYE HAZIRLIK





Yönetmen olup film çekmek kolay iş değil.Senaryo, bütçe, oyuncu bulma vs. gibi bir yığın sıkıntısı ve sorunu var.Bu nedenle başarıya giden meşakatli yolda büyük bir özveri gerekiyor.Bu zorlu yol da ilk etapta kısa film çekme ile başlıyor.Üniversitelerin ilgili bölümleri dışında kısa film çekme konusunda bilgi veren bir dolu basılı ve görsel kaynak bulmak mümkün.Bugünkü yazımın amacı amatörlere ve yeni yönetmen adaylarına katkı sağlayabilecek bazı kitapları yazarlarının kendi ağızlarından yazılmış metinlere tanıtmaya çalışmak.


KISA FİLM SENARYOSU YAZMAK (Yazar: Patrick Nash)





Patrick Nash'in kaleme aldığı "Kısa Film Senaryosu Yazmak", içerisinde barındırdığı orijinal kısa film senaryolarıyla birlikte eğitici bir kaynak görünümünde.

"Bu kitap, düzgün kurgulanmış bir kısa senaryo yazmanın ve onu filme dönüştürmeden önce içerdiği öyküyü geliştirmenin önemini anlamaları konusunda kısa film yapımcılarına yol göstermeyi amaçlamaktadır. Öte yandan, doğrudan uzun metrajlı film senaryosu yazmaya atlayan yazarlara da yardımcı olmayı ve cesaret vermeyi de hedeflemektedir. Bir yazarın kısa film yazarak öğrenebileceği çok şey vardır. Acemi bir yazar, bu formatta yazarak eserinin yayımlanma şansını artırabilir. Çok az sayıda düzgün uzun metraj senaryosu yazılmaktadır. Hevesli yönetmenler de filmlerine başlamadan önce yazmayı ve öykülerini geliştirmeyi bu şekilde öğrenebilirler. Ne yazık ki, birçokları bu önemli aşamayı es geçerek nihai aşamada filmlerine zarar vermektedirler.

Kısa filmler, yazarlar ve film yapımcıları için de kusursuz bir eğitim alanıdır. Bu alanda deney yapabilir, gelişebilir ve öğrenebilirsiniz; hata yapabilirsiniz; çok sayıda film yapımı yeteneği edinebilirsiniz; başka yazarlar ve yönetmenlerle tanışabilirsiniz ve sahneye çıkmadan önce hünerinizi kusursuzlaştırabilirsiniz. Kısa film yazmak ve yönetmek, yeteneğinizi ve hünerinizi endüstrinin tamamına sergilemenin en iyi yollarından biridir. Bu alan size film festivallerinde ve endüstri içerisindeki senaryo yarışmalarında ödüller kazanarak tanınma şansı verir. Eseriniz sizin kartvizitiniz olacaktır. Bu kartvizit size yeryüzünün en rekabetçi endüstrilerinden birine girme şansı tanıyacaktır."


-Patrick Nash-

Fiyatı: 22 tl



KISA FİLM YAPIMI (Yazar: Jim Piper)





Jim Piper, kısa film tutkunlarından birisi. Yıllardır yüzlerce öğrencisini kısa film konusunda yüreklendiriyor ve onlara destek oluyor. Piper'ın bu alandaki en yetkin çalışması olan, gerekli ekipman ve teknik bilgisinin yanı sıra, kendi filminizi yapabilmek için size yüzlerce fikir ve yaklaşım sunuyor.

"Kısa filmler, uzun metrajlı filmlere nazaran, dışavuruma çok daha açık ve yaratıcı olma potansiyeline sahiptirler. "Bir dakika" diyeceksiniz. "Bu nasıl olabilir?" Biz uzun metrajlı filmleri çoğunlukla Hollywood yapımlarıyla bağdaştırırız. Kuşkusuz Hollywood'dakiler etkileyici ve yaratıcı olmalarını sağlayan finansal imkânlara, yetenek ve kaynaklara sahipler. Benim gibi işe yeni başlayan birinin çektiği kısa bir filmin, profesyoneller tarafından kotarılmış uzun metrajlı bir filmden daha özgün olması nasıl mümkün olabilir? Sorunun cevabı, neredeyse sihirli bir şekilde, filmin uzunluğunda yatar."

-Jim Piper-

Fiyatı: 20 tl



KISA FİLM YAZMAK (Yazar: Pat Cooper, Ken Dancyger)






- Kısa film senaryosu yazımı üzerine kapsamlı bir kaynak
- Senaryonuzu yazmanız için yeni materyaller ve kısa film formunun geleceği üzerine düşünceler
- Kısa film senaryosu yazılımıyla ilgili çok sayıda alıştırma
- Kısa film senaryolarına uygun film türleri üzerine tartışmalar

Deneysel ya da geleneksel üslupta olsun, kısa film, senaryo yazarı açısından ciddi disiplin gerektiren bir biçimdir. Bu kitap bir sinema öğrencisine veya işe yeni başlayan acemi bir senaryo yazarına canlandırmadan dramatizasyona, karakter yaratmadan diyaloglara dek her acıdan kısa filmde hikaye anlatmanın yöntemlerini gösteriyor ve kısa film için en iyi şekilde nasıl senaryo yazılacağını öğretiyor. Alıştırmalar, örnek kısa film senaryoları ve popüler türlerin kısa filme uyarlanışı gibi tartışmalarla konu destekleniyor. Kitap, aynı zamanda hikaye anlatımının, görselleştirmenin, karakter yaratmanın ve bir kısa film yapısı oluşturmanın temel dramatik ilkelerini sunuyor ve kısa film senaryo yazarına özellikle şu öğelerde yararlanmasını öğütüyor:

- Anlatımı çerçevelemek için masallar, efsaneler, anektodlar ve gerçek hikayeler
- İnandırıcı karakterler ortaya koymak için imajlar ve diyaloglar
- Komedi, hiciv, melodram ve diğer dramatik biçemler
- Hikaye aktarımında kullanılmak üzere zaman, mekan, ses ve diyaloglar


Fiyatı: 29 tl



SİNEMA VE VİDEODA KISA FİLM (Yazar: Peter W. Rea, David Irving)





Peter W. Rea ve David Irwing kısa film çekmeyi 3 evreye ayırmış: Yapım öncesi, yapım ve yapım sonrası.Bu nedenle kısa film çekme hakkında eğitim veren kitaplarını 3 cilt halinde sunuyorlar.

"Başarılı bir kısa filmi nasıl yapabilirsiniz? Film yapımı, deneyimli olanlar için bile, karmaşık ve özveri isteyen bir iştir. Senaryo, çekim ekibi, bütçe, oyuncular, ışıklandırma ve daha pek çok konuda kaçınılmaz olarak sayısız sorunlar çıkar. Daha yapıma başlamadan, gelişmiş teknik sanatlar, kaynak kullanımı, politik ve sosyal etkileşim ile kişisel, mali ve profesyonel sorumlulukları anlayıp tanımamız gerekir. İster yarım saatlik, ister beş dakikalık olsun, bir kısa film veya videonun yapım yöntemleri yıllar boyunca işlenerek son şeklini aldı ve sanat haline geldi.

Senaryo geliştirmek, Yapım öncesi, Yapım, Yapım sonrası, Dağıtım: bunlar kısa film yapımı sırasında olması gerekenlerin kabaca bir dökümüdür. Gerçekte, bir film veya video projesinin başarı sağlaması, öykü anlatmayı bilmek kadar, iyi bir yönetici olmaya da bağlıdır.

Bütünü üç ciltten oluşan bu eserin ilk cildinde: "Yapım Öncesi" aşaması ele alındı, bunu diğer ciltlerde, "Yapım" ve "Yapım Sonrası" kitapları izleyecek. Eserin bütünündü ele alınan her aşama somut örneklerle derinlemesine işlendi. Amacımız, yeni başlayan birine, başarılı bir kısa filmin yapımını düzenlemek ve gerçekleştirmek için gereken bilgileri aktarmaktır.
Bu seri, 'kısa filmci' için detaylı bir kılavuz niteliğinde."


-Peter W. Rea ve David Irwing-


Fiyatı: 25-22,5-19 tl (1-2-3. ciltler)

16 Ekim 2013 Çarşamba

DON JON

Türkçe adı: Kalbim Sende
Yapım: ABD
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Komedi, Dram
Yönetmen:  Joseph Gordon-Levitt
Senaryo:  Joseph Gordon-Levitt
Oyuncular:  Joseph Gordon-Levitt, Scarlett Johansson, Julianne Moore
Süre: 90 dk.
IMDB puanı: 7.3/10
IMDB Top 250 sırası: Yok
Metacritic puanı: 66/100
Rotten Tomatoes puanı: 82/100
Beyaz Perde puanı: 3/5
Divx Planet puanı: 7.8/10
Benim puanım: 7.5/10



500 Days of Summer, Inception ve The Dark Knight Rises filmleriyle adından sıkça söz ettiren Amerikalı aktör Joseph Gordon-Levitt, geçtiğimiz hafta vizyona giren, hem yazdığı hem de yönettiği Don Jon ile karşımıza çıktı.Porno bağımlısı Jon'un hayatından kesitler sunan yapım, oyunculuk dışında yetenekleri olduğunu daha önceden bildiğimiz Levitt'in ilk yönetmenlik denemesi olma özelliğini taşıyor.Kadrosu geçtiğimiz haftalarda yeniden "Yaşayan En Seksi Kadın" seçilen Scarlett Johansson ile desteklenen Don Jon, başucu filmi olmayı vadetmese de Levitt'in yönetmenlik kariyeri için çok olumlu sinyaller veriyor.

Kahramanımız Jon (Joseph Gordon-Levitt), kadınların "hayır" diyemediği, günümüzün modern çapkınlarından.Her gece dostlarıyla çıktığı avlarda özenerek çalıştırdığı vücudu ve laf yapan ağzıyla sonuca kolay ulaşan biri.Ancak her çapkın gibi onun da kitabında bağlanmak yok.Birlikte olduğu tüm hatunlar tek gecelik ve seks için birer araç görevi görüyorlar.Jon'un seks konusundaki ritüelist tavrı günlük hayatına da yansıyor.Araba kullanırken sürekli sinirli olması, evini kendi temizlemesi ve kilisedeki düzenli günah çıkarma seansları bu tavra örnek verilebilir.Ancak tüm bu özelliklerini ve alışkanlıklarını geride bırakan çok baskın bir tarafı var.O da pornoya olan akıl almaz bağımlığı.Seksten bile üstün tuttuğu ve asla vazgeçemeyeceği bir yaşam tarzı bu onun için.Seks yaptığı gecelerde bile hazzın doruklarına ulaşabilmek için porno izleyip mastürbasyon yapmaktan geri kalmıyor.Ve en önemlisi de bu özelliğine hiç dur diyemiyor.Düzenini tüm bu ritüellerin üzerine kuran Jon'un hayatı, göz kamaştıran Barbara'ya (Scarlett Johansson) tutulması ile değişiveriyor.Zamanla onu sevmeye ve bağlanmaya başlıyor.Ciddi bir ilişkinin gerektirdiği her türlü evreyi yaşamak durumunda kaldığından alışkanlıklarından uzaklaşıyor.Barbara'nın iteklemeleriyle birlikte hayatı boyunca vazgeçmediği ritüellerden feragat etmeye başlaması çatışmaları ve tartışmaları beraberinde getiriyor.Hikayeye gizemli Esther karakteri (Julianne Moore)de dahil olunca işler daha ilginçleşiyor, Jon kişiliğine dair bilmediklerini ve fark etmediklerini keşfetmeye başlıyor.Tüm hikayesini finaliyle birleştiren Don Jon, seyircisine iletmek istediği mesajı da aktarmayı başarıyor:"Her şey paylaşınca güzeldir".





Aktörlük dışında müzikle de çok sıkı fıkı olan Joseph Gordon-Levitt, yönetmenliğe hiç yabancı değil aslında.Daha önceden çektiği 5 kısa filmi var.Don Jon onun ilk uzun metraj yönetmenlik deneyimi ve ben kendisinin filmdeki tarzını çok beğendim.Levitt'in kamerasının hikayenin akıcılığına ve izlenebilirliğine direk etkisi olduğunu düşünüyorum.Jon'un ritüellerden oluşan hayatına parallellik gösteren sahne çekimleri filmin de teknik anlamda bir ritüeller yığınına dönüşmesini sağlamış.Yüze yapılan yakın çekimler, bilgisayarın açılma animasyonu, Jon'un dış sesi gibi küçük ama çok etkili detayları da unutmayalım.Hepsi belli bir tarzın eseri.Levitt'in oyunculuk anlamında da en başarılı olduğu film diyebilirim Don Jon'a.Scarlett Johansson ise aklımı başımdan aldı ancak oyunculuğuyla değil güzelliğiyle.Yeniden kavuştuğu "en seksi kadın" ünvanının hakkını gerçekten veriyor.Oyunculuğu çok dikkatimi çekmese de güzelliği yeterince çekti diyebilirim.Aslında filmde Esther karakterini canlandıran Julianne Moore'un Johansson'dan daha tesirli olduğunu düşünüyorum.Hikayedeki konumu itibariyle öne çıkıp Johansson'un etkisini gölgelemiş gibi geldi bana.

Pornografi bağımlılığına hiç çekinmeden temas eden Don Jon, fazla beklenti yaratmadığından keyifli dakikalar geçirmenizi sağlıyor.Levitt ilk uzun metraj yönetmenlik tecrübesinde sınıfı geçmiş.Özellikle kadınların Don Jon'u izlemesi şart zira erkeklerin saklı psikolojisi hakkında gerçekçi bir deneyim yaşayacaklar.Bayramda vaktini sinemaya ayıracaklar için şimdiden iyi seyirler.

13 Ekim 2013 Pazar

GRAVITY

Türkçe adı: Yerçekimi
Yapım: ABD, İngiltere
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Dram, Bilimkurgu, Gerilim
Yönetmen: Alfonso Cuarón
Senaryo: Alfonso Cuarón, Jonas Cuarón
Oyuncular: Sandra Bullock, George Clooney
Süre: 91 dk.
IMDB puanı: 8.7/10
IMDB Top 250 sırası: 40
Metacritic puanı: 96/100
Rotten Tomatoes puanı: 97/100
Beyaz Perde puanı: 5/5
Divx Planet puanı: 9.5/10
Benim puanım: 7.8/10




Uzun zamandır merakla beklenen Alfonso Cuarón'un Gravity'si Cuma günü izleyicisiyle buluştu.Yabancı kaynaklardan tam not alan bu uzay macerasını belki de Filmekimi'nde izleme şansı bulacaktık ancak kısmet olmadı.Gravity, Oscar aday adaylarının yavaş yavaş öne çıktığı dönemde özellikle ana dalların güçlü yapımları arasında gösterilmekte.Evet, bazı açılardan epik ve orijinal bir eserle karşı karşıyayız ancak filmin Kubrick eseri 2001: A Space Odyssey ile karşılaştırılıp abartılması biraz abes kaçıyor.Y Tu Mamá También ve Children of Men ile kendini kabul ettirmiş Cuarón'un son gözdesi, temelinde yatan eksikleriyle ödül töreni için sağlam darbeler alıyor zira.

9 Ekim 2013 Çarşamba

OSCAR KAPIŞMALARI REMAKE: EN İYİ FİLMLER VOL.1




Sinemaseverler olarak Oscar aday adaylarıyla haşır neşir olduğumuz bir dönemdeyiz.Favori filmlerimizi belirleyip tahminlerimizi yapıyoruz.Heyecanı daha aylar öncesinde yaşamaya başlamışken ben de bu dönemi daha keyifli hale getirmek için eğlenceli bir Oscar dosyası hazırlamam gerektiğini düşündüm.Ortaya fena olmayan bir şeyler çıktı.

8 Ekim 2013 Salı

86. AKADEMİ ÖDÜLLERİ YABANCI FİLM DALI ADAY ADAYLARI AÇIKLANDI






Türkiye'nin Kelebeğin Rüyası (The Butterfly's Dream) ile başvurduğu 86. Akademi Ödülleri Yabancı Film dalının tüm aday adayları açıklandı.Tam 76 filmin başvuru yapması sonucu Oscar tarihinde bir rekor da kırılmış oldu.Ocak ayının başında yapılacak elemelerde film sayısı 9'a düşecek.16 Ocak 2014'te ise en başarılı 5 film belirlenecek ve yabancı film dalının nihai adayları ortaya çıkacak.

5 Ekim 2013 Cumartesi

FİLMEKİMİ13'DEN KISA KISA 4 FİLM



Bir Filmekimi dönemini daha geride bıraktık.Festival bu yıl 40'a yakın filmle arz-ı endam etti ancak benim için çok da verimli geçmedi.İlk haftasonu şehir dışında olmam ve iş saatlerim nedeniyle çok fazla zaman kısıtı yaşadığım bu seneki Filmekimi'nde sadece 4 filmi izleme şansı bulabildim.Aslında festival öncesi de kafamda 4 film vardı: La vie d'Adèle, Le Passe, Fruitvale Station ve Inside Llewyn Davis.Ancak ilk etapta sadece Fruitvale Station'a bilet buldum.Sonradan uzun uğraşlar sonucu La vie d'Adèle de yer kapmayı başardım. Le Passe ve Inside Llewyn Davis'e bilet bulamayınca bu filmlerin yerlerini başka 2 yapımla doldurdum: Moebius ve Only Lovers Left Alive.Az ama öz geçirdiğim Filmekimi13'de tecrübe ettiğim bu 4 filmi okuyacağınız yazımda kısaca özetlemeye çalışacağım.

2 Ekim 2013 Çarşamba

BLUE JASMINE

Türkçe adı: Mavi Yasemin
Yapım: ABD
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Komedi, Dram
Yönetmen: Woody Allen
Senaryo: Woody Allen
Oyuncular: Cate Blanchett, Alec Baldwin, Sally Hawkins, Peter Sarsgaard
Süre: 98 dk.
IMDB puanı: 7.8/10
IMDB Top 250 sırası: Yok
Metacritic puanı: 78/100
Rotten Tomatoes puanı: 91/100
Beyaz Perde puanı: 4/5
Divx Planet puanı: 7.5/10
Benim puanım: 7.7/10




Nedendir bilemiyorum ama Woody Allen'ın tarzına hiç ısınamamışımdır.Annie Hall'dan çabuk sıkılmış, Midnight In Paris'ten nefret etmiş, You Will Meet A Tall Dark Stranger ve To Rome With Love'ı silik bulmuş, sadece Vicky Cristina Barcelona'yı severek izlemiş bir insanım.Ancak Allen'ın bu seferki çalışması düşüncelerimi, birkaç sağlam nedenden ötürü olumlu yönde değiştirdi.Gerçek hayatta çevremizdekilerin başına gelse şaşırmayacağımız olayların samimi bir mizahla anlatıldığı ve Cate Blanchett'in muazzam bir performansla taçlandırdığı Blue Jasmine, yönetmene en yakın hissetiğim film oldu.Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, Allen hayranlarının zaten çok seveceği filmi yönetmenin bu zamana kadar etkileyemediği kesim de büyük bir keyifle seyredecek.

28 Eylül 2013 Cumartesi

DIANA

Türkçe adı: Diana
Yapım: İngiltere, Fransa, Belçika, İsveç, Mozambik
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Biyografi, Dram
Yönetmen: Oliver Hirschbiegel
Senaryo: Steven Jeffreys (senaryo) , Kate Snell (roman)
Oyuncular: Naomi Watts, Naveen Andrews, Douglas Hodge
Süre: 113 dk.
IMDB puanı: 4.3/10
IMDB Top 250 sırası: Yok
Metacritic puanı: 23/100
Rotten Tomatoes puanı: 3/100
Beyaz Perde puanı: 2.5/5
Divx Planet puanı: 4.6/10
Benim puanım: 7.4/10



Bir döneme damgasını vurmuş, yaşadığı yıllarda dünyanın en ünlü kadını olarak gösterilmiş Galler prensesi Diana, kendi ismiyle sinemaya aktarılan hikayesi sayesinde yeniden dünya gündemine oturdu.Ancak yapım ilk günden itibaren sinema eleştirmenlerinin ve sinemaseverlerin ağır eleştirilerine maruz kaldı, yerin dibine sokuldu.Olayları aktarış şekli, oyunculukları ve gerçekçiliği acımasızca yorumlandı.Oscar gecesinde öyle veya böyle adaylık kapmasını beklediğimiz yapıma haksızlık edildiğini düşünüyorsanız sizi böyle alalım.Yönetmenliğini Das Experiment ve Der Untergang'dan tanıdığımız Alman Oliver Hirschbiegel'in yaptığı Diana bu kadar eleştiri alacak bir film değil çünkü.

24 Eylül 2013 Salı

RUSH

Türkçe adı: Zafere Hücum
Yapım: ABD, Almanya, İngiltere
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Aksiyon, Biyografi, Dram
Yönetmen: Ron Howard
Senaryo: Peter Morgan
Oyuncular: Daniel Brühl, Chris Hemsworth, Olivia Wilde, Alexandra Maria Lara
Süre: 123 dk.
IMDB puanı: 8.4/10
IMDB Top 250 sırası: Yok
Metacritic puanı: 72/100
Rotten Tomatoes puanı: 88/100
Beyaz Perde puanı: 3.5/5
Divx Planet puanı: 6.5/10
Benim puanım: 7.9/10




Formula 1 çoğu insan için farklı bir anlam taşır.Bir yarıştan ötedir, tutkudur.Kimilerinin hayatı olur çıkar.Bir sinemasever olarak yıllardır böyle ruhu olan bir sporun sağlam örneklerini görmek istedim sinemada.Çünkü mazisinde pek çok efsanevi pilotu barındırmış Formula 1'in tarihinden inanılmaz hikayeler çıkacağına inanıyordum.Sanırım bu düşüncelerim bir şekilde duyuldu.Eleştirmenlerden büyük övgüler alan Rush, işte bu destansı hikayelerden birini beyaz perdeye başarıyla taşıyor.Birbirlerine ölümüne rakip iki Formula 1 pilotunun yaşamını adrenalin, hız ve tutkuyla harmanlayarak adeta nefesleri kesiyor.

18 Eylül 2013 Çarşamba

86. OSCAR ÖDÜL TÖRENİ'NE DOĞRU







Önümüzdeki senenin Mart ayında 86.sı düzenlenecek olan Oscar Ödül Töreni hakkında konuşmak için belki biraz erken ancak 16 Şubat 2014 tarihinde açıklanacak adayların hangi filmler ve isimlerden oluşacağı bu zamanlarda netleşmeye başlıyor.Okumaya hazırlandığınız bu dosya 2014'te Oscar'a aday olması muhtemel yapımlarla alakalı.Kendi seçtiğim ve artık internette sık sık konuşulan filmleri masaya yatırıp Oscar gözüyle analizini yaptığım yazımda sizleri bu sene öne çıkan yapımlar hakkında bilgilendirmeye çalışacağım.