Bir dönem hayatımıza damga vuran dizilerdi onlar.Lise
yıllarındaki genç arkadaş gruplarının yaşadıkları maceraları keyifle
izlerdik.Sevinçlerine,üzüntülerine;aşklarına,ayrılıklarına tanık
olurduk.Onlarla biz de büyürdük.Önce üniversiteye,ardından iş hayatına beraber
adım atardık.Belki kendimizi görürdük onlarda.Belki de bu yüzden severdik bu
dizileri,bizden oldukları için.
Madem konuyu açtık,o zaman şu dizilerden bazılarına bir
bakalım.Neleri seyrettik;kimlerle gülüp,kimlerle ağladık.
Dawson's Creek (1998 - 2003)
Benim için gençlik dizileri furyasının başlangıcı Dawson’s
Creek’tir.Yayınlandığı dönemde gerçekten çok sevilmişti.Küçük bir sahil
kasabasındaki 4 arkadaşın gerçek ve sıcak dostluğunu ekrana yansıtıyor,bir
çok genci kendisine bağlıyordu.Dawson’u,Joey’i,Pacey’si,Jen’iyle kısa sürede
fenomene dönüştü.Şimdilerde büyük projelerde gördüğümüz Katie Holmes,Joshua
Jackson ve Michelle Williams’ı meşhur etmesi de ayrı bir özelliğiydi bu
dizinin.6 sezon süren Dawson’s Creek,hatırlandıkça hala hüzünlendirir.
The
O. C. (2003 - 2007)
Sadece gençlik dizisi olarak değil genel olarak çok ama çok
başarılı bir diziydi The O.C..Özellikle beni fanatiği yapmıştı zamanında.İlgi
çekici konusu,sürükleyici hikayesiyle değişik bir soluktu bu tür diziler
için.California’nın kenar mahallelerinde yetişmiş serseri bir genç olan Ryan
Atwood’un,varlıklı bir avukat tarafından evlat edinilmesi ve Orange County adı
verilen,zenginlerin yaşadığı sahil kesimine taşınmasıyla başlayan bir macera
izliyorduk.Evin çocuğu ezik Seth Cohen,büyüleyici güzellikteki sorunlu
kız Marissa Cooper ve yerinde duramayan Summer Roberts kısa sürede inanılmaz
sevildi gençler arasında.Tükiye’de yayınlandığı cuma günleri saat 21:00’de her
şey durur,The O.C. izlenirdi.İnsanlar bu gençler gibi giyinmeye başladı
sokaklarda.California’nın ısıtan güneşinin ısısı tüm dünyaya yayılmıştı.Zamanla
önemli oyuncularını kaybedince ilgi azaldı ve daha fazla uzatmadan noktayı
koydu yapımcılar.4 sezon süren güzel bir hikayeydi.Arada bir “California,here
we come” demeden edemem.
One
Tree Hill (2003 - 2012)
Geldik favorime.Ben hakikaten bu diziyle geçirdim koskoca
bir 9 seneyi.Bu kadar sıcak hissettiğim,eğlendiğim,hüzünlendiğim çok az dizi
olmuştur.Yıllar önce ilk bölümünün fragmanını gördüğümde”işte bunu istiyordum”
dediğimi hatırlıyorum.Babaları ortak,anneleri farklı iki kardeşin basketbol
rekabeti ve bu yoldaki savaşı etrafında dönüyordu dizi.Birbirlerine duydukları
nefret,yerini zamanla gerçek kardeşlik duygusuna bırakıyor,biz de bu süre içerisinde
çok eğlenceli vakit geçiriyorduk.Sahip olduğu karakterleri ile çok fazla ön
plana çıkıyordu One Tree Hill.Bir dönem kızların ölüp bittiği Chad Michael
Murray,iyi huylu kardeş olan Lucas Scott rolündeydi.Üvey kardeşi Nathan Scott
ise hırslı ve zalimdi.Önce Nathan’ın sevgilisiyken Lucas’a aşık olan Peyton
Sawyer ve yine Lucas’a gönlünü kaptırıp en iyi arkadaşı Peyton ile Lucas
arasında kalan Brooke Davis izlenmeye değerdi.Nathan’ın Haley James’i
kapması,Lucas’ın iki kadın arasında kalması ve nefret edilen baba Dan Scott’ın
durmadan entrika çevirmesi bu dizinin en önemli yanlarıydı.Altıncı sezondan
sonra başroldeki aşıklar Lucas Scott ile Peyton Sawyer diziden ayrılarak bir
çok sevenini şoke etti,ancak dizi ayakta durmayı başardı.Tam 9 sezon süren bu soluksuz
macera bu sene sona erdi.İçinde kullanılan şahane şarkıları,zekice yazılmış
diyalogları,sımsıcak karakterleri ve büyük aşklarıyla çok sevdik biz One Tree
Hill’i.Bir daha ona benzer bir gençlik dizisinin geleceğini
sanmıyorum.Kendisini çok özleyeceğiz.
Gossip
Girl (2007 - ?)
Bahsettiğim üç diziye nazaran daha farklı bir yapım Gossip
Girl.Diğerlerinin konseptine pek benzemiyor.Liseye giden ancak büyümüş de
küçülmüş bir grup gencin,sürekli entrikalar çevirdiği ve birbirinin kuyusunu
kazdığı bir dünya var ortada.New York’un zengin ve fakir kesimi sürekli karşı
karşıya geliyor ve her defasında bir çatışma yaşanıyor aralarında.Aşklar aşk
değil,kısa sürüp yok oluyor.En büyük güce sahip olma hırsı zengin gençler
arasında yoğunken, az gelirli kesimdekiler de bir şekilde lüks hayatın hayalini
kuruyor ve buna erişmek için başkalarının sırtına basmaktan
çekinmiyorlar.Görüldüğü üzere diğer gençlik dizilerine oranla daha bir yetişkin
işi gibi.Oyuncuları değiştirip yerlerine yetişkin insanlar koysanız Dallas’a
dönecek işler.Küçük yaşta şirket patronu olan Chuck Bass,paparazzi mıknatısı
Serena van der Woodsen,tüm entrikaların kraliçesi Queen B. Blair Waldorf, beyaz
atlı prens Nate Archibald,yalnız çocuk Dan Humphrey ve sorunlu kız kardeşi
Jenny Humphrey dizinin öne çıkan karakterleri.Saydıklarım arasında tek bitmeyen
dizi ve 5. sezonu henüz devam ediyor.Dünyada bir çok seveni olan bu dizi de
ileride hatırlanacak işlerden.



