5 Ekim 2013 Cumartesi
FİLMEKİMİ13'DEN KISA KISA 4 FİLM
Bir Filmekimi dönemini daha geride bıraktık.Festival bu yıl 40'a yakın filmle arz-ı endam etti ancak benim için çok da verimli geçmedi.İlk haftasonu şehir dışında olmam ve iş saatlerim nedeniyle çok fazla zaman kısıtı yaşadığım bu seneki Filmekimi'nde sadece 4 filmi izleme şansı bulabildim.Aslında festival öncesi de kafamda 4 film vardı: La vie d'Adèle, Le Passe, Fruitvale Station ve Inside Llewyn Davis.Ancak ilk etapta sadece Fruitvale Station'a bilet buldum.Sonradan uzun uğraşlar sonucu La vie d'Adèle de yer kapmayı başardım. Le Passe ve Inside Llewyn Davis'e bilet bulamayınca bu filmlerin yerlerini başka 2 yapımla doldurdum: Moebius ve Only Lovers Left Alive.Az ama öz geçirdiğim Filmekimi13'de tecrübe ettiğim bu 4 filmi okuyacağınız yazımda kısaca özetlemeye çalışacağım.
2 Ekim 2013 Çarşamba
BLUE JASMINE
Türkçe adı: Mavi YaseminYapım: ABD
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Komedi, Dram
Yönetmen: Woody Allen
Senaryo: Woody Allen
Oyuncular: Cate Blanchett, Alec Baldwin, Sally Hawkins, Peter Sarsgaard
Süre: 98 dk.
IMDB puanı: 7.8/10
IMDB Top 250 sırası: Yok
Metacritic puanı: 78/100
Rotten Tomatoes puanı: 91/100
Beyaz Perde puanı: 4/5
Divx Planet puanı: 7.5/10
Benim puanım: 7.7/10
Nedendir bilemiyorum ama Woody Allen'ın tarzına hiç ısınamamışımdır.Annie Hall'dan çabuk sıkılmış, Midnight In Paris'ten nefret etmiş, You Will Meet A Tall Dark Stranger ve To Rome With Love'ı silik bulmuş, sadece Vicky Cristina Barcelona'yı severek izlemiş bir insanım.Ancak Allen'ın bu seferki çalışması düşüncelerimi, birkaç sağlam nedenden ötürü olumlu yönde değiştirdi.Gerçek hayatta çevremizdekilerin başına gelse şaşırmayacağımız olayların samimi bir mizahla anlatıldığı ve Cate Blanchett'in muazzam bir performansla taçlandırdığı Blue Jasmine, yönetmene en yakın hissetiğim film oldu.Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, Allen hayranlarının zaten çok seveceği filmi yönetmenin bu zamana kadar etkileyemediği kesim de büyük bir keyifle seyredecek.
28 Eylül 2013 Cumartesi
DIANA
Türkçe adı: Diana
Yapım: İngiltere, Fransa, Belçika, İsveç, Mozambik
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Biyografi, Dram
Yönetmen: Oliver Hirschbiegel
Senaryo: Steven Jeffreys (senaryo) , Kate Snell (roman)
Oyuncular: Naomi Watts, Naveen Andrews, Douglas Hodge
Süre: 113 dk.
IMDB puanı: 4.3/10
IMDB Top 250 sırası: Yok
Metacritic puanı: 23/100
Rotten Tomatoes puanı: 3/100
Beyaz Perde puanı: 2.5/5
Divx Planet puanı: 4.6/10
Benim puanım: 7.4/10
Bir döneme damgasını vurmuş, yaşadığı yıllarda dünyanın en ünlü kadını olarak gösterilmiş Galler prensesi Diana, kendi ismiyle sinemaya aktarılan hikayesi sayesinde yeniden dünya gündemine oturdu.Ancak yapım ilk günden itibaren sinema eleştirmenlerinin ve sinemaseverlerin ağır eleştirilerine maruz kaldı, yerin dibine sokuldu.Olayları aktarış şekli, oyunculukları ve gerçekçiliği acımasızca yorumlandı.Oscar gecesinde öyle veya böyle adaylık kapmasını beklediğimiz yapıma haksızlık edildiğini düşünüyorsanız sizi böyle alalım.Yönetmenliğini Das Experiment ve Der Untergang'dan tanıdığımız Alman Oliver Hirschbiegel'in yaptığı Diana bu kadar eleştiri alacak bir film değil çünkü.
Yapım: İngiltere, Fransa, Belçika, İsveç, Mozambik
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Biyografi, Dram
Yönetmen: Oliver Hirschbiegel
Senaryo: Steven Jeffreys (senaryo) , Kate Snell (roman)
Oyuncular: Naomi Watts, Naveen Andrews, Douglas Hodge
Süre: 113 dk.
IMDB puanı: 4.3/10
IMDB Top 250 sırası: Yok
Metacritic puanı: 23/100
Rotten Tomatoes puanı: 3/100
Beyaz Perde puanı: 2.5/5
Divx Planet puanı: 4.6/10
Benim puanım: 7.4/10
Bir döneme damgasını vurmuş, yaşadığı yıllarda dünyanın en ünlü kadını olarak gösterilmiş Galler prensesi Diana, kendi ismiyle sinemaya aktarılan hikayesi sayesinde yeniden dünya gündemine oturdu.Ancak yapım ilk günden itibaren sinema eleştirmenlerinin ve sinemaseverlerin ağır eleştirilerine maruz kaldı, yerin dibine sokuldu.Olayları aktarış şekli, oyunculukları ve gerçekçiliği acımasızca yorumlandı.Oscar gecesinde öyle veya böyle adaylık kapmasını beklediğimiz yapıma haksızlık edildiğini düşünüyorsanız sizi böyle alalım.Yönetmenliğini Das Experiment ve Der Untergang'dan tanıdığımız Alman Oliver Hirschbiegel'in yaptığı Diana bu kadar eleştiri alacak bir film değil çünkü.
24 Eylül 2013 Salı
RUSH
Türkçe adı: Zafere HücumYapım: ABD, Almanya, İngiltere
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Aksiyon, Biyografi, Dram
Yönetmen: Ron Howard
Senaryo: Peter Morgan
Oyuncular: Daniel Brühl, Chris Hemsworth, Olivia Wilde, Alexandra Maria Lara
Süre: 123 dk.
IMDB puanı: 8.4/10
IMDB Top 250 sırası: Yok
Metacritic puanı: 72/100
Rotten Tomatoes puanı: 88/100
Beyaz Perde puanı: 3.5/5
Divx Planet puanı: 6.5/10
Benim puanım: 7.9/10
Formula 1 çoğu insan için farklı bir anlam taşır.Bir yarıştan ötedir, tutkudur.Kimilerinin hayatı olur çıkar.Bir sinemasever olarak yıllardır böyle ruhu olan bir sporun sağlam örneklerini görmek istedim sinemada.Çünkü mazisinde pek çok efsanevi pilotu barındırmış Formula 1'in tarihinden inanılmaz hikayeler çıkacağına inanıyordum.Sanırım bu düşüncelerim bir şekilde duyuldu.Eleştirmenlerden büyük övgüler alan Rush, işte bu destansı hikayelerden birini beyaz perdeye başarıyla taşıyor.Birbirlerine ölümüne rakip iki Formula 1 pilotunun yaşamını adrenalin, hız ve tutkuyla harmanlayarak adeta nefesleri kesiyor.
18 Eylül 2013 Çarşamba
86. OSCAR ÖDÜL TÖRENİ'NE DOĞRU
Önümüzdeki senenin Mart ayında 86.sı düzenlenecek olan Oscar Ödül Töreni hakkında konuşmak için belki biraz erken ancak 16 Şubat 2014 tarihinde açıklanacak adayların hangi filmler ve isimlerden oluşacağı bu zamanlarda netleşmeye başlıyor.Okumaya hazırlandığınız bu dosya 2014'te Oscar'a aday olması muhtemel yapımlarla alakalı.Kendi seçtiğim ve artık internette sık sık konuşulan filmleri masaya yatırıp Oscar gözüyle analizini yaptığım yazımda sizleri bu sene öne çıkan yapımlar hakkında bilgilendirmeye çalışacağım.
13 Eylül 2013 Cuma
İLK BAKIŞ : THE COUNSELOR
Geçtiğimiz ay sonunda yayınladığım ve Ridley Scott'ın kendime göre en iyi 10 filmini seçtiğim yazımda yönetmenin yeni filmi The Counselor'un adı geçmişti.Bir avukatın zalim uyuşturucu dünyasında suç işlemeye zorlanması ve kendini kurtarmaya uğraşması etrafında şekillenecek filmin projesi aslında Scott için biraz eski sayılır.20011 sonunda temelleri atılan yapım, 2012'de yönetmenin kardeşi Tony Scott'ın ölümü nedeniyle bir buçuk sene kadar ertelendi.Şimdi ise seyircisinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.Ridley Scott'ın Prometheus'da yaşattığı hayal kırıklığını silmeye çalışacak olan The Counselor, Oscar dönemi yaklaşırken tören için beni heyecanlandırıyor açıkçası.
5 Eylül 2013 Perşembe
THE CONJURING
Türkçe adı: Korku SeansıYapım: ABD
Gösterime girdiği sene: 2013
Türkiye’de gösterime girdiği sene: 2013
Tür: Korku, Gerilim
Yönetmen: James Wan
Senaryo: Chad Hayes, Carey Hayes
Oyuncular: Patrick Wilson, Vera Farmiga, Ron Livingston
Süre: 112 dk.
IMDB puanı: 7.7/10
IMDB Top 250 sırası: Yok
Metacritic puanı: 68/100
Rotten Tomatoes puanı: 86/100
Beyaz Perde puanı: 4/5
Divx Planet puanı: 7.8/10
Benim puanım: 7.8/10
Sinema izleyicisini korkutmak artık gerçekten çok zor.İnsanlar klişe konulardan, kendini tekrar eden kurgulardan sıkıldılar.Yapımcı ve yönetmenler için farklı senaryolar bulmak da zorlaştı.Son zamanlarda hikayelerin içine fantastik öğeler kondu, yine olmadı.Özellikle bir kaç senedir çekilen neredeyse her korku/gerilim filminin temeli, bıkkınlık veren "geçmişi sorunlu ev" temasından meydana geliyor.The Conjuring'in fragmanını izlediğimde yine bu tarz klişe bir filmin geldiğini düşünmüştüm.Düşünmez olaydım.Yapım benimsediği tarz ve yönetmeninin dokunuşuyla bilindik temaları stilize etmiş.Benim gibi çok farklı olmadıkça korku filmlerinden etkilenmeyen birini bile sağlam bir biçimde silkelemeyi başardı.Çok tedirgin olacağınızı baştan söyleyeyim.
31 Ağustos 2013 Cumartesi
EN İYİ 10 RIDLEY SCOTT FİLMİ
Beni çok etkileyen ve sektörde ayrı bir yere koyduğum isimdir Ridley Scott.Farklı türlere hakim olabilme yeteneği ile göz doldurmuş, her işinin hakkını sonuna kadar vermesiyle de en iyi yönetmenler arasına adını yazdırmıştır.Özellikle bilimkurgu ve tarihi filmlerde kalitesini daha çok öne çıkardığını görebiliyoruz.Bu kadar farklı alanda kült işler çıkarabilmesi ne kadar özel bir yetenek olduğunu zaten gösteriyor.Aynı Christoper Nolan isminin Christian Bale (aslında artık Michael Caine) ve David Fincher isminin Brad Pitt'le anıldığı gibi kendi adı da 2000'lerden sonra neredeyse her filmde rol verdiği Russell Crowe ile anılmakta.Akademi kendisine ısrarla Oscar ödülü vermese de o denemeye devam edecek.Scott şimdilerde, adeta yıldızlar geçidini andıran ve ABD'de Ekim sonunda gösterime girecek yeni filmi The Counselor'ın heyecanını yaşıyor.
Birbirinden güzel filmleri olan bu yönetmenin eserlerinden en önemli gördüklerimi listeme aldım.İşte kendi adıma seçtiğim en iyi 10 Ridley Scott filmi.
18 Ağustos 2013 Pazar
KÖŞEYİ DÖNEN YERLİ OYUNCULAR
Türk dizi sektörünün önlenemeyen büyümesi dengeleri allak bullak etmeye devam ediyor.Bu arz-talep artışının sonucu olarak dizi oyuncularının bölüm başına aldıkları rakamlar da muazzam boyutlara ulaştı.Kendilerine adeta servet ödeniyor. İşte o dudak uçuklatan ücretlerden bazıları.
30 Temmuz 2013 Salı
İLK BAKIŞ : NOLAN'DAN INTERSTELLAR
Benim de içinde bulunduğum bir grup sinemasever klasik eserlerden çabuk sıkılır, farklılık arar.Özellikle teorilere dayalı, kafaları meşgul eden orijinal kurgulu senaryoları izlemeyi tercih eder. Olaylar üzerine kafa yormayı, tahminlerde bulunmayı, filmi izledikten sonra saatlerce tartışmayı sever.Son yıllarda bu tarz işleri izleyicisine en iyi sunan isim ise tartışmasız Christopher Nolan'dır. Memento, The Prestige ve Inception gibi havsalaları alt üst eden kült eserlerin sahibi Nolan'ın sıradaki filminden benzer tarzda bir yapı bekliyorduk, beklenen de oldu.Yönetmenin yine kafalarımızı karıştıracağı, bizleri günler hatta aylarca üzerine konuşturacağı bu yeni bilimkurgu yapımının adı Interstellar.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






